bilisim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilisim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2026 Çarşamba

Başarsoft Teknoloji Günü 2026-Yılmaz Parlar

  

Teknoloji, Veri ve Yapay Zekâ Gündemi Masaya Yatırıldı

Türkiye’nin Kendi Navigasyon Uygulaması Yıl Sonunda Kullanıcılarla Buluşuyor

Türkiye'nin lider Coğrafi Bilgi Sistemleri şirketlerinden Başarsoft tarafından geleneksel olarak düzenlenen Başarsoft Teknoloji Günü, 16 Haziran 2026 tarihinde İstanbul’daki Radisson Blu Hotel Şişli’de gerçekleştirildi. "Doğruya Giden Yol" temasıyla düzenlenen etkinlikte teknoloji, veri, yapay zekâ, lojistik, perakende ve dijital dönüşüm alanlarında önemli isimler bir araya geldi.

Açılış konuşmasını yapan Başarsoft Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Dr. Tuncay Küçükpehlivan, teknolojinin artık yalnızca operasyonları hızlandıran bir araç olmadığını, kurumların doğru karar vermesini sağlayan stratejik bir güç haline geldiğini vurguladı.

Küçükpehlivan, Başarsoft’un yürütücülüğünde geliştirilen Türkiye’nin yerli navigasyon projesinin önemli bir aşamaya geldiğini belirterek, Türkiye’nin kendi harita verisi, kendi mühendisleri ve kendi teknolojik altyapısıyla geliştirilen navigasyon uygulamasının yıl sonuna doğru kullanıcılarla buluşturulmasının hedeflendiğini açıkladı.

"Bu proje yalnızca bir navigasyon uygulaması değil; Türkiye’nin dijital egemenliği açısından stratejik öneme sahip bir teknoloji hamlesidir."

Doğru Yol Her Zaman En Kısa Yol Değildir

Dr. Tuncay Küçükpehlivan konuşmasında Başarsoft’un yeni vizyonunu "Guiding the Right Way – Doğruya Giden Yol" mottosuyla tanımladı. Kurumlar için doğru kararın her zaman en kısa veya en ucuz seçenek anlamına gelmediğini belirten Küçükpehlivan; maliyeti azaltan, müşteri memnuniyetini artıran, operasyonel verimlilik sağlayan, ülkenin teknolojik bağımsızlığını güçlendiren çözümlerin "doğru yol" olduğunu ifade etti.

Yaklaşık 30 yıldır Türkiye’nin adres, yol ve konum verilerini dijital ortama taşıdıklarını söyleyen Küçükpehlivan, bugün kamu kurumlarından enerji sektörüne, lojistikten perakendeye kadar birçok kuruluşun operasyonlarını Başarsoft teknolojileriyle yönettiğini dile getirdi.

CEO Talk,

Dijital Dönüşümün Anahtarı Teknoloji Değil, Kültür

Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri, Başarsoft Yönetim Kurulu Başkanı Alim Küçükpehlivan moderatörlüğünde gerçekleştirilen CEO Talk oturumu oldu.

Konuk konuşmacı olarak yer alan Ufuk Ayyarkın, liderliği; "Karmaşanın içinde doğru hedefi seçebilmek ve ekibini doğru araçlarla o hedefe ulaştırabilmek" şeklinde tanımladı.

Ayyarkın, şirketlerin gelecekteki rekabet gücünün yalnızca teknoloji yatırımlarıyla değil, teknolojiyi kurum kültürünün bir parçası haline getirebilme becerisiyle belirleneceğini vurguladı.

Yapay Zekâ ve Dijitalleşmede Öncelik, Doğru Veri ve Güvenlik

CEO Talk oturumunda yapay zekâ teknolojilerinin iş dünyasına etkileri de değerlendirildi. Konuşmacılar; yapay zekânın tek başına çözüm olmadığını, dijitalleşmenin sağlam veri altyapısıyla desteklenmesi gerektiğini, siber güvenliğin yeni dönemin en kritik başlıklarından biri haline geldiğini ifade etti. Ayyarkın, teknolojik dönüşümün merkezinde hâlâ insanın bulunduğunu belirterek, yapay zekâ ve otomasyon yatırımlarının insan kaynağını güçlendirecek şekilde planlanmasının önemine dikkat çekti.

Perakende, Lojistik ve Enerji Sektörlerinden Başarı Hikâyeleri

Gün boyunca düzenlenen panel ve oturumlarda farklı sektörlerin dijital dönüşüm deneyimleri katılımcılarla paylaşıldı. Program kapsamında; Hayatın Ritmi: Perakende ve Lojistikte Kesintisiz Değer Döngüsü, Verinin ve Lojistiğin Mimarisi: Sürdürülebilir Sistemlerle Yarını İnşa Etmek, Havalimanı Ekosisteminde Coğrafi Zekâ ve Zaman Optimizasyonu, Görünmeyeni Görmek: Veriden Gelire Dönüşüm, Satsın Dijital Mimarisi ve Başarı Hikâyesi ile Saniyelerin Yönetimi: Fast Food ve Enerji Sektöründe Sistemsel ve Teknolojik Yaklaşımlar başlıklı sunumlar gerçekleştirildi.

Ahmet Dabanlı, "Veri Doğru Kullanıldığında Rekabet Avantajına Dönüşür"

Kapanış konuşmasını yapan Başarsoft Kurucu Ortağı ve Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ahmet Dabanlı, gün boyunca yapılan tüm sunumların ortak noktasının verinin doğru kullanımı olduğunu söyledi. "Veri tek başına değer üretmez. Veri; doğru teknoloji, doğru bağlam ve doğru insanlarla birleştiğinde gerçek bir rekabet avantajına dönüşür." ifadelerini kullandı.

Teknolojinin Geleceğine Yön Veren Buluşma

Perakendeden lojistiğe, enerji sektöründen havaalanı ekosistemine kadar farklı alanlardan profesyonellerin katıldığı Başarsoft Teknoloji Günü 2026’da; konum teknolojileri, yapay zekâ destekli karar sistemleri, operasyonel verimlilik, müşteri deneyimi ve sürdürülebilir büyüme başlıkları ele alındı.

Göze Çarpan Standlar,

Katılımcılar mola verilen oturum aralarında fuaye alanda yer alan standları dolaştılar. Bir tarafdan kahvelerini yudumlarken diğer tarafdan da hediyeli stand mini yarışmalara katıldılar.

Katılımcılar gün boyunca gerçekleştirilen networking buluşmalarında yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı bulurken, etkinlik "Yaza Merhaba Kokteyli" ile sona erdi.

yilmazparlar@yahoo.com

Başarsoft Technology Day 2026

Technology, Data and Artificial Intelligence Agenda Discussed

Turkey's Own Navigation Application to Meet Users by the End of the Year

Başarsoft Technology Day 2026, traditionally organized by Başarsoft, one of Turkey's leading Geographic Information Systems companies, was held on June 16, 2026, at Radisson Blu Hotel Şişli in Istanbul. The event, held under the theme "Guiding the Right Way," brought together prominent figures in technology, data, artificial intelligence, logistics, retail, and digital transformation.

In his opening speech, Dr. Tuncay Küçükpehlivan, Co-Founder and General Manager of Başarsoft, emphasized that technology is no longer just a tool that accelerates operations, but has become a strategic force that enables institutions to make the right decisions.

Küçükpehlivan stated that Turkey's domestic navigation project, developed under Başarsoft's leadership, has reached an important milestone, and announced that the navigation application, developed with Turkey's own map data, engineers, and technological infrastructure, is aimed to be launched to users towards the end of the year.

"This project is not just a navigation application; it is a technology move of strategic importance for Turkey's digital sovereignty."

The Right Way Is Not Always the Shortest Way

Dr. Tuncay Küçükpehlivan defined Başarsoft's new vision with the motto "Guiding the Right Way – Doğruya Giden Yol." Stating that the right decision for institutions does not always mean the shortest or cheapest option, Küçükpehlivan expressed that solutions that reduce costs, increase customer satisfaction, provide operational efficiency, and strengthen the country's technological independence are the "right way."

Stating that they have been digitizing Turkey's address, road, and location data for nearly 30 years, Küçükpehlivan noted that many organizations, from public institutions to the energy sector, from logistics to retail, manage their operations with Başarsoft technologies today.

CEO Talk,

The Key to Digital Transformation Is Not Technology, But Culture

One of the notable sessions of the event was the CEO Talk session moderated by Alim Küçükpehlivan, Chairman of the Board of Başarsoft. Guest speaker Ufuk Ayyarkın defined leadership as "being able to choose the right target amidst complexity and guide your team to that target with the right tools."

Ayyarkın emphasized that the future competitive power of companies will be determined not only by technology investments, but by the ability to make technology a part of corporate culture.

Priority in AI and Digitalization: Right Data and Security

The impacts of artificial intelligence technologies on the business world were also evaluated during the CEO Talk session. Speakers stated that artificial intelligence alone is not a solution, that digitalization must be supported by a solid data infrastructure, and that cybersecurity has become one of the most critical topics of the new era. Ayyarkın pointed out that humans are still at the center of technological transformation and emphasized the importance of planning AI and automation investments in a way that strengthens human resources.

Success Stories from Retail, Logistics, and Energy Sectors

Throughout the day, digital transformation experiences from various sectors were shared with participants through panels and sessions. The program included presentations titled: The Rhythm of Life: Uninterrupted Value Cycle in Retail and Logistics, The Architecture of Data and Logistics: Building Tomorrow with Sustainable Systems, Geographic Intelligence and Time Optimization in Airport Ecosystems, Seeing the Invisible: Transforming Data into Revenue, Satsın Digital Architecture and Success Story, and Managing Seconds: Systematic and Technological Approaches in Fast Food and Energy Sectors.

Ahmet Dabanlı, "When Used Correctly, Data Turns into a Competitive Advantage"

In his closing speech, Dr. Ahmet Dabanlı, Co-Founder and Deputy General Manager of Başarsoft, stated that the common point of all presentations throughout the day was the correct use of data. "Data alone does not generate value. When combined with the right technology, the right context, and the right people, data turns into a real competitive advantage," he said.

The Gathering That Shapes the Future of Technology

At Başarsoft Technology Day 2026, which was attended by professionals from various fields ranging from retail to logistics, from the energy sector to airport ecosystems, topics such as location technologies, AI-supported decision systems, operational efficiency, customer experience, and sustainable growth were addressed.

Eye-Catching Booths

During the breaks between sessions, participants strolled through the booths located in the foyer area. While sipping their coffees on one side, they also took part in mini contests with prizes at the stands on the other

Participants had the opportunity to develop new collaborations during networking sessions throughout the day, and the event concluded with a "Hello Summer Cocktail."

yilmazparlar@yahoo.com

19 Temmuz 2023 Çarşamba

Softıto Mezunlarını Verdi-Yılmaz Parlar


   Softıto Mezunlarını Verdi

İş Dünyasına ihtiyaç duyulan 7 ana başlıkda yazılımcı yetiştiren İstanbul Ticaret Odasının destek verdiği SoftITo Yazılım-Bilişim Akademisi, 9 bin 200 başvuru içinde en iyi 146 yazılımcıyı yetiştirdi. Genç dinamik beyinler görkemli bir törenle diplomalarını 18 temmuz 2023 Salı günü İTO binasında aldılar. 



İTO Başkanın Yurt dışı resmi temsilci gezisinde olmasından dolayı gösterilen videoda;  İTO Yönetim Kurul Başkanı şekib Avdagiç sık sık ziyaret etdiği son derece önemli destek verdiği günümüz gençlerine geleceğin yetkinliklerini kazandırmak amaçlı İTO’nun Yazılım-Bilişim Akademisi SoftITo hakkında “Yeni çağın alfabesi dijitallik, bu alfabenin A’sı da yazılım ve yazılım sektörüne nitelikli beyin gücü kazandırmayı amaçlayan SoftITo Yazılım-Bilişim Akademisi Türk gençlerini yeni çağın aktörleri yapmak” şeklinde sözleriyle önemine vurgu yaptı



Eğitim durumu yaş maddi imkanlar ve benzeri kısıtlara takılmaksızın ön elemeleri sonunda alınan eğitimle elde edilen yetkinlikler ile gençleri iş gücüne katılımayı kolaylaştıran SoftITo Yazılım-Bilişim Akademisi böylelikle yazılım - bilişim ekosistemine güçlü bir insan kaynağı girdisi sağlama ve  ülkemiz yazılım ihracatı stratejisi hedefleri doğrultusunda hizmet vermek misyonu taşımaktadır.


Diploma Töreni açılış konuşmasında İTO Yönetim Kurul üyesi Bilgi Teknolojileri Meslek Komite Başkanı Murat Hazıroğlu İTO Başkanın hitab edeceğini ancak resmi temsilci sıfatıyla yurt dışında oluşundan dolayı iletilmesi istene mesajı üstlendiğini mezunları teker teker tebrik etmek istediğini aktardı.


Hazıroğlu İTO Başkanına şükranlarını sunarak “Gerçekten de bugün İstanbul Ticaret Odası olarak insanımızın hayatına toplanmamıza vesile olan bir eğitim sürecinin daha meyvelerini topladığımız bir gün. Eskilerin tabiriyle sadece kollara değil, zihinlere de altın bir bilezik takmış, yüzleri gülen başarılı mezunlarımızı görmek bizim için en büyük mutluluk hele ki bu eğitimin

Sizlerin hayatlarının yanı sıra İstanbul'umuzun ve ülkemizin gelişimine de katkı sağlayacağını düşünmek bizim mutluluğumuzu artırıyor.” dedi 



Son otuz yıldır teknolojide yaşanan gelişmelerle, yazılım teknolojisi hayatımızın her alanında var olduğunu ve bu alanın günden güne büyümekte olduğunu hatırlatan Hazıroğlu “Yazılım sektörü günümüzde sağladığı katma değer sayesinde pek çok endüstriyle rekabet eder hale gelmiştir. Öyle ki günümüzde dünyanın en değerli yirmi şirketi içinde yedisinin yazılım alanında olması bu gerçeğin somut bir halidir. En güzel örneğidir. Yine son dönemde hepimiz dünya ekonomisinin yazılımla yeniden şekillendiğine şahit olmaktayız. 


Girişimciler yeni bir fikir ve yazılım ile dikkatlerinin üzerlerine çekiyor. Apple, Amazon, Ali Baba, Zoom, gibi örnekleri, günlük hayatımızdan bilir hale geldik. Bu şunu gösteriyor. Yükte hafif havada ağır, kıymetli ürünleri olan yazılım sektörü, dijital dönüşümün lokomotifi konumundadır. Dijital ürün ve hizmetler pazarı küresel dünyada yaklaşık iki trilyon dolar bütçeye yaklaşmıştır. Ülkemizde uzun yıllardır artarak devam eden Teknokent yatırımları, AR-GE İnovasyon Teşvikleri ve Özel Sektör Startup iş birliği ile büyüyen bir girişimcilik sistemine sahiptir. 


Halihazırda İHA'larımız, SİHA'larımız, kızıl elmamız ve top yazılım ağırlığında ülkemizin yüz akı projeleridir. Ancak, bizim global yazılım ekosisteminden daha fazla pay ay alabilmemiz için ve ekosistemi güçlendirmemiz gerekiyor. Bunu da ancak yazılımı herkesin yapabileceği bir kolaylığa indirgeyerek yani içimizdeki yazılım ruhunu dışarıya çıkartarak uyandırarak yapabiliriz. Bunun yolu da eğitimdir. ITO olarak

Biz de bu konuyu kendimize dert edindik. Ülkemizi ve insanımızı bu alanda nasıl daha yukarı taşıyacağız? Düşüncesinden hareketle yaptığımız çalışmalara projesini ekledik.



Bugün aramızda bulunan sektördeki dostlarımızla bir yol haritası belirledik. Bir yapı oluşturduk yine yaptığımız görüşmelerle incelemeler sonucunda Türk iş dünyasının hangi alanlarda nasıl yazılımcılara ihtiyaç duyduğunu belirledik. Neticede yedi ana başlık belirlendi

bu başlıkları bilişim güvenliği mimarı ve görünüş sistemler olarak tespit ettik”dedi

Front-end, Back-end, Mobile, Game Developer, Veri Analitiği, Bilişim Güvenliği, Embedded Systems olmak üzere 7 ana ihtiyaç alanı tespit edildi. Bu 7 eğitim alanında 32 uzman eğitmenle çalışıldı.

160 saat online, 160 saat yüz yüze eğitim verildi

İstanbul Dünya Ticaret Merkezi’nde (İDTM) sınıflar oluşturuldu. 24’er kişilik üç sınıf, cihaz ve teknik donanım ile donatıldı.

Sürecin yönetilip, kontrol edilmesi için de www.softito.com.tr sayfası oluşturuldu.

Seçmeler tamamen objektif kriterler üzerinden gerçekleştirildi. Adaylar online olarak genel bilişim, yetenek, İngilizce, teknik bilgi ve sözlü teknik mülakata tabi tutuldu. Sonrasında önce 160 saatlik online eğitime alındılar. Proje/makale hazırlama ve çeşitli ödevler için yapılan bitirme sınavı sonrası ise 5 ayrı aşamada elemeyi geçen adaylar için yüz yüze eğitim süreci başlamış oldu. Çoğunlukla uygulamalı 160 saatlik yüz yüze eğitimde de aynı aşamalar takip edildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Hedefimiz belli; yazılım sektörüne güçlü insan kaynağı yetiştirmek, girişimcilik ile istihdam hedefli yazılım ekosistemi oluşturmak” dedi.

Avdagiç, “7 farklı eğitim başlığında neleri öğretmek gerektiğini uzun araştırmalar sonucunda belirledik. Akademideki eğitim müfredatı hem en güncel bilgi olsun hem piyasanın ihtiyacını karşılasın hedefi ile yola çıktık. Müfredatın nasıl olacağına karar verildikten sonra bu eğitimleri en iyi verebilecek olan, akademik yönü yanında piyasa bilgisi de olan eğitmenler belirlendi. Türkiye’nin her bölgesinden yaş, maddi durum, eğitim, cinsiyet ve bunun gibi kısıtlamalar olmaksızın belirli niteliklere sahip tüm gençlere bu site üzerinden başvuru imkanı sunduk” açıklamasında bulundu.



SoftITo Yazılım-Bilişim Akademisi mezunlarının 3’te 1’ini kadınlar oluşturdu. Akademiye 81 ilin 52’sinden başvuru geldi. Ayrıca, Azerbaycan, KKTC, Almanya, İsviçre, Avustralya, Fransa ve Karadağ olmak üzere 7 ülkeden de başvuru yapıldı. Mezun olan 146 kişinin 3’ü lise, 15’i ön lisans, 119’u lisans, 6’sı yüksek lisans ve 3’ü ise doktora mezun veya öğrencisinden oluştu.

Akademi mezunlarının özgeçmişleri, eğitim boyunca hazırladıkları projeleri, ödevleri, sınav sonuçlarını içeren portfolyoları, www.softito.com.tr web sayfasında iş dünyasının bilgisine sunuldu. Mezunların ilgili üyelere, teknoparklara, Teknoloji Geliştirme Merkezlerine (TEKMER) tanıtılmaları için çalışmalar sürüyor. SoftITo henüz çok yeni olmasına rağmen istihdam ve staj imkanlarında başarı sağlandı.

Törende ayrıca İTO Yönetim Kurul Başkan yardımcısı Mehmet Develioğlu’da konuşmasında Dijitalin öneminden yaptıkları bu hizmetden ülke ticari dünyasına olacak olan katkıları sıraldı.

Diplomalar verilmesinden ve toplu aile fotodan sonra tören sona erdi


yilmazparlar@yahoo.com

 


6 Kasım 2022 Pazar

8. İstanbul Güvenlik Konferansı-Yılmaz Parlar


 8. İstanbul Güvenlik Konferansı

 

İstanbul Güvenlik Konferansı sekizinci yılında Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) tarafından “Post-Güvenlik İkilemler, Entegrasyonlar, Modeller ve Asya“ ana teması altında küresel ölçekte katılımla 03-04 Kasım 2022 tarihinde Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de gerçekleştirildi. 



Küresel ölçekte güvenlik, Etkili siber güvenlik, Ulusal güvenlik, gün geçtikce önemini artırmaktadır. TASAM Yönetim Kurul üyesi İhsan Toy'un belirtdiği gibi,150 den fazla stratejik araştırma içeren kitaplar yayınlayan ve çok sayıda stratejik temalı zirveler gerçekleştiren TASAM’ın 29 Oturum ve 150'den fazla sunumun yapıldığı “8.İstanbul Güvenlik Konferansı”nda15 ülkenin siyasetçileri, bürokratları, büyükelçileri, askeri uzmanları, akademisyenlerı, profesyonelleri görüş bildirdiler.


Güvenlik coğrafi bir konudur çünkü farklı yerler, o bölgenin güvenliğini etkileyen benzersiz fiziksel ortamlara ve kültürel sistemlere sahiptir. Ulusal güvenlik, coğrafya gibi, zaman ve mekânı ve o mekânın zamanının sınırları içinde var olanı içerir. Bunlar aynı zamanda coğrafi bakış açılarıdır. 

Bağlantılı dünyamızda siber saldırılar ciddi bir tehdit haline geldi. Bugün, dünya çapında her gün altı milyondan fazla siber saldırı gerçekleştiriliyor ve bu eğilim artıyor.  Üretim kesintilerinden, ticari sırların kaybından veya verileri geri yükleme maliyetinden kaynaklanabilecek ekonomik zarar çok büyüktür. 

Bu tür saldırılara karşı koruma çok önemlidir. Siber güvenlik, dijital toplumun bel kemiğini oluşturur. Bu nedenle dijital verilerin korunması giderek daha önemli hale geliyor. 

Siber suçlar her zamankinden daha yaygın hale geldikçe (bu yıl 6 trilyon dolarlık zarara yol açarak onu tüm küresel yasadışı uyuşturucu ticaretinden daha karlı hale getirmesi beklendiği söylenmektedir.) Yöneticilerin siber suçları püskürtecek kadar sağlam bir siber güvenlik stratejisini savunması zorunludur. 

Etkili siber güvenlik, yalnızca uygulama güvenliği, sızma testi ve olay yönetimini değil, aynı zamanda çalışan davranışlarını, üçüncü taraf risklerini ve diğer birçok potansiyel güvenlik açığını da kapsayan sürekli bir çaba gerektirir.


Göç, bir bölgenin güvenliğini ve istikrarını etkileyebilecek faktörlerden biridir. Göç, daha önce bu tür olayların yaşanmadığı bir bölgede terör eylemlerinin çoğalmasına neden olabilir. Göçmenler terörle bağlantılı bölgelerden geliyorsa bu risk daha yüksektir. Bu nedenle menşe bölgesi, göçmenlere nasıl davranılacağına karar verirken ülkelerin dikkate aldığı ana faktörlerden biri olmaya devam etmektedir. Asya'daki savaşın parçaladığı ülkelerden gelen göçmenler, terörizm söz konusu olduğunda yüksek riskli olarak algılanıyor.

Her yıl küresel ölçekte güvenlik profesyonelleri başta olmak üzere akademisyenler, bürokratlar, askerler, araştırmacılar, iş insanları ve gazetecilerin yoğun katılımıyla bir Türkiye ve İstanbul markasına dönüşen İstanbul Güvenlik Konferansında ;TASAM Başkanı Prof. Dr. Süleyman Şensoy, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Oliver Spasovski, Uganda  Savunma Bakanı Tümgeneral (E) Jim Muhwezi Katugugu, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mohammad Hassan Sheıkholeslami, Bosna Hersek Emniyet (Polis) Genel Müdürlüğü Baş Müfettişi Midhat Hasanspahic, ASELSAN Strateji  Yönetimi Direktörü Sami Duman, TASAM Başkan Yardımcısı Tuğgeneral (E) Doç. Dr. Fahri Erenel açılış konuşması gerçekleştirdiler. 

TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY açılış konuşmasında  21. yüzyılda temel zorluğun, çağdaş küresel güvenlik problemlerinin kapsamı, ölçeği ve doğası ile uyumlu kuramsal çerçeve yokluğu olduğu tespitini yaptı. 

Başkan ŞENSOY, sermaye kaynaklı oluşan post-güvenlik  yapısı ve bu yapının stratejik hamleleri ile oluşan ve yeniden önem kazanan jeopolitiğin Doğu ile Batı arasında yaşandığını belirti.

Şensoy“Mevcut alt yapıyı ve kapasiteyi güncel varlıklara/yeni konvansiyonele dönüştürmeye dair nasıl bir politika izleneceği ise gelecek ve güvenlik için de belirleyici olacaktır. Post-Güvenlik ikilemleri arasındaki rekabet Asya’yı merkez alıyor.“dedi

Başkan ŞENSOY, 8. İstanbul Güvenlik Konferansı etkinliklerine; devlet temsilcileri, savunma ve güvenlik aktörleri, akademisyenler, politika yapıcılar, sektör temsilcileri, uzmanlar ve düşünce kuruluşlarından, serinin önceki konferanslarında olduğu gibi güçlü katılım sağlandığını dile getirerek, “Post-Güvenlik Jeopolitik başlığının içini en çok dolduran konular; özellikle Akdeniz-Atlantik ve HintPasifik’teki yeni entegrasyon çalışmalarıdır. Bütün entegrasyonların hem güvenlik hem sosyolojik hem ekonomik hem teknolojik anlamda zaman içinde büyük karşılıkları olacaktır“ şeklinde açıklamda bulundu.

Başkan ŞENSOY tüm bu rekabet parametreleri ışığında, yeni güç ve mülkiyet ekosisteminde konvansiyonel olarak sahip olunan her şeyin, anlamını büyük ölçüde kaybettiği ve değerinin düştüğü bir dönem yaşandığını ifade ederken ayrıca günümüzün rekabet ortamında ulus devletlerin zayıflaması ile orta sınıfın dönüşümü ve demokrasilerin  geleceği konusunun temel tartışma olmaya devam edeceğine de vurgu yaptı.


Konferans boyunca 4 farklı “Forum” gerçekleşti. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu, Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu, Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forum, Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu.

Birkaç salonda eş zamanlı gerçekleşen panellerden takip edebidiğimiz konuşmacılardan BDU Uluslararası İş İnsanları ve Diplomatlar Birliği, 8. İstanbul Güvenlik Konferansı’nın destekçileri arasındaydı. BDU Başkanı Dr. Musa Karademir, “ Dijital Para ve Finans Güvenliği ” konusunda bir sunum yaptı. 

Aynı şekilde BDU Kurucu Yönetim Kurulu Üyeleri; Doç. Dr. Aslıhan Nakiboğlu; “ Kripto Para Kullanımına Yönelik KOBİ Yöneticilerinin Görüşlerinin İncelenmesi: Niğde TSO Üyeleri üzerine Bir Araştırma, ” Doktorant Mehmet Nuri Kaynar; “ Kamu Güvenliği çerçevesinde Değişen Paradigmalar ve Güvenli Eğitim Ortamı, ” Doktorant Ayşe Kaşıkırık; “ Pandemi ve Savaş Gölgesinde Gıdaya Erişim Hakkı, ” Öğretim Görevlisi Güney Ferhat Batı; “ Aliya İzzetbegoviç’in Yugoslavya Politikası ve Avrupa’nın Güvenliği’nde Bosna-Hersek’in Stratejik Önemi “ başlıklarında birer sunum gerçekleştirdiler. 


Fenerbahçe Üniversitesinden Doçent Dr. Tuba Eldem,”Rusya-Ukrayna Savaşı Ve Avrasya’da Üçüncü Bir Güç Olarak Orta Koridorun Yükselişi” Başlıklı sunu özeti

“Orta Asya, Kafkaslar ve Türkiye ekonomilerini potansiyel olarak değiştirecek olan Orta Koridor’un gelişimi, şimdiye kadar Avrupa Birliği'nden gelen talep yönlü itici güçlerin eksikliği nedeniyle sekteye uğramıştır. 24 Şubat 2022’de Rusya'nın Ukrayna'ya işgalinin doğurduğu önemli jeopolitik sonuçlardan biri Türkiye, Kafkaslar ve Orta Asya boyunca uzanan Orta Koridor'un hem ekonomik bir bölge hem de Çin-Avrupa bağlantısı için giderek daha çekici bir alternatif rota haline gelmesi olmuştur. Rusya'nın Ukrayna işgali sonrasında ağır yaptırımlara tabii olan Rusya ve Beyaz Rusya topraklarından geçen Kuzey Koridor üzerindeki Avrupa ve Çin arasındaki kara ve tren yolu kargo taşımacılığı aksamıştır. Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nin en büyük başarısı olarak kabul edilen Yeni Avrasya Kara Köprüsü (Çin, Kazakistan, Rusya, Beyaz Rusya, Polonya, Almanya) boyunca Çin-AB sevkiyatları, Rus işgalinden bu yana yüzde kırk azalmıştır. Bu kesintilerin Orta Koridor’un kargo hacmini bu yıl 2021’e göre altı kat arttırması beklenmektedir. 

Orta Koridorun yükselen potansiyeli, Orta Asya ve Güney Kafkasya'da Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Rotası boyunca bölgesel entegrasyon çabalarını Rusya ve İran aleyhine geliştirmektedir. Çin'in arz yönlü politikası Orta Koridor’un büyümesine imkan tanırken, Avrupa’daki enerji krizi, en agresif fosil yakıt karşıtı politikalardan bazılarının yeniden gözden geçirilmesine ve yumuşatılmasına yol açarak, Avrupa’nın potansiyel enerji kaynağı, küresel ulaşım ve lojistiğin bir parçası ve uzun vadede üretim ve ticaret ortağı olarak ilgisini Orta Asya ve Kafkaslara yöneltmiştir. Trans-Avrupa enerji, lojistik ve ulaşım ağları için yüksek jeostratejık  çekim potansiyeline rağmen Türkiye henüz kayda değer akış veya yatırımı kendine çekememiştir. Trans-Sibirya demiryolu üzerinde büyük ölçüde aksayan Çin-Avrupa taşımacılığını kendine çekememesinin nedeni, Çin ve Almanya'yı Orta Koridor üzerinden bağlamak için mevcut tercih edilen seçeneğin, İstanbul yerine Poti (Gürcistan) ve Köstence (Romanya) limanları üzerinden Karadeniz deniz taşımacılığı yoluyla olmasıdır.  Almanya'nın Asya-Avrupa demiryolu taşımacılığı için en büyük varış noktası olması nedeniyle, Alman akışını çekme yeteneği Türkiye’nin ulaşım ve lojistik ağ merkezi olabilmesi için kritik önem taşımaktadır. Orta Koridor’un uzun vadeli başarısı ise piyasa güvenini yeniden kazanılmasına, altyapının iyileştirilmesine ve kolaylaştırılmış gümrük prosedürleri gibi daha koordineli çok taraflı işbirliğine dayanmaktadır.” 


Elazığ Fırat Üniversitesinden Doç. Dr. M. Tuncay Gençoğlu sunusunda ilginç siber örgütlerin oluşturulmasını sundu.

“ Artık bir çok ülke Siber komutanlık, siber ordu yada Siber Uzay savunma gücü adıyla ordular kuruyor. Şu an itibariyle 40’tan fazla devlet bir tür askeri siber komutanlık kurdu ve en az bir düzine devletde kurmayı planlıyor. ABD, İngiltere, Çin, Rusya, İsrail, İran, Kuzey Kore, Güney Kore, Japonya, Hindistan, Kanada, Almanya Siber ordusu olan ülkeler. Geçtiğimiz günlerde bunlara Polonya’da eklendi (Siber Uzay Savunma Gücü adıyla düzenli bir ordu kurulduğu deklere edildi). Bunların hepsinin başında bir orgeneral yada korgeneral var. 

Türkiye’de Siber Savunma Komutanlığı adıyla bir birimimiz var ancak bu birim Genel kurmayın ve TSK’nın bilgi sistemlerini korumak amaçlı görev yapıyor, görev tanımıda zaten bu minvalde.

“Siber Uzay Savunma Gücü” Siber güvenlik komutanlığı bağımsız bir komutanlık olarak kurulmalıdır.

Bir muhabere taburu ofansif siber kuvvet olarak yapılandırılmalı ve bu yapının temel amaçları ise; Operasyon, Savunma, Saldırı, Sızma şeklinde olmalıdır.

“Bilim süvarileri” adıyla profesyonel programcı ve kodlayıcılardan oluşan, kimlikleri gizli, sürekli klavye başında olan, bir çok alanda faaliyet gösteren, sıcak bölgelerde ve siber savaşlarda görev yapabilecek olan  gizli bir Ordu kurulmalıdır. Bu Ordu, gerçek zamanlı siber istihbarat elde etmek için büyük veri analitiğini kullanarak verilerin otomatik olarak işlenmesini sağlayan teknolojiler geliştirmeli ve kullanmalıdır. 

“Siber Güvenlik Bakanlığı” kurulmalıdır. Yada başka bakanlıklarla birleştirilebilir. (İçişleri ve Siber Güvenlik Bakanlığı)

Dış işleri bakanlığı içerisinde bir “Siber Büyükelçilik” kurulmalıdır. Siber krizlerin diplomasi yoluyla çözülmesi amacıyla çalışacak siber vatanın korunmasında diplomasi işletecek bir birim. Devletler siber dış politikalara dair ofisler kurup başlarına bir büyükelçi atıyor. Uluslararası ilişkilerin siber boyutunun önemini kavrayan gelişmiş devletler bu tarz birimler açarak olası siber krizleri diplomasi yoluyla çözmeyi hedefliyor. ABD’ nin ilk siber büyükelçisi Nathaniel Fick oldu. Dışişleri bakanlığı bünyesinde açılan Siber Uzay ve Dijital Politika bürosuna başkanlık edecek Fick, ABD’nin Siber Uzay ve Dijital teknolojiler konusundaki dış politikasını yönetecek.”şeklinde sunusunda olması gereken birimleri dile getirdi.

Siber güvenlik, tüm veri kategorilerini hırsızlık ve hasardan koruduğu için önemlidir. Buna hassas veriler, kişisel olarak tanımlanabilir bilgiler, korunan sağlık bilgileri , kişisel bilgiler, fikri mülkiyet, veriler ve hükümet ve sektör bilgi sistemleri dahildir. 

Hassas verileri ve kişisel bilgileri depolamak için küresel bağlantı ve bulut hizmetlerinin kullanımı nedeniyle hem doğal risk hem de artık risk artıyor.  

İş liderleri artık yalnızca virüsten koruma yazılımı ve güvenlik duvarları gibi kullanıma hazır siber güvenlik çözümlerine güvenemez, siber suçlular giderek daha akıllı hale geliyor ve taktikleri geleneksel siber savunmalara karşı daha dayanıklı hale geliyor. İyi korunmak için siber güvenliğin tüm alanlarını kapsamak önemlidir .

Siber tehditler, kuruluşunuzun herhangi bir seviyesinden gelebilir. İşyerleri, personeli sosyal mühendislik dolandırıcılıkları, kimlik avı , fidye yazılımı saldırıları ve fikri mülkiyeti veya kişisel verileri çalmak için tasarlanmış diğer kötü amaçlı yazılımlar gibi yaygın siber tehditler hakkında eğitmek için siber güvenlik bilinci eğitimi içermelidir.


Siber güvenliğin önemi artıyor.  Siber Suçlar Neden Artıyor? 

Bilgi hırsızlığı, siber suçların en pahalı ve en hızlı büyüyen bölümüdür. Büyük ölçüde, kimlik bilgilerinin bulut hizmetleri aracılığıyla web'e artan şekilde maruz kalmasından kaynaklanmaktadır.

Ama tek hedef bu değil. Elektrik şebekelerini ve diğer altyapıyı yöneten endüstriyel kontroller bozulabilir veya yok edilebilir. Kimlik hırsızlığı tek amaç değildir, siber saldırılar bir kuruluşta veya hükümette güvensizlik yaratmak için veri bütünlüğünü tehlikeye atmayı verileri yok etmeyi veya değiştirmeyi hedefleyebilir.


yilmazparlar@yahoo.com


29 Aralık 2021 Çarşamba

Mehmet Önder Yılın Başarılı İş İnsanı ödülünü aldı -Yılmaz parlar


  


Mehmet Önder Yılın Başarılı İş İnsanı ödülünü aldı 


Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından “Yılın Başarılı İş İnsanları” arasında gösterildi ve ödülünü aldı. 



Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD)’nin Geleneksel Yeni Yıl Buluşması,  27 Aralık 2021 tarihinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)’in ev sahipliğinde yapıldı. Ekonomi muhabirlerinin bir araya geldiği gecede, başarılı kişilere ve kurumlara ödülleri verildi. Törende, Uyumsoft Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder Yılın Başarılı İş İnsanı Ödülünü, Başarsoft CEO’su Alim Küçükpehlivan’ın elinden aldı. 



Dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefi  


EGD Gecesinde konuşma gerçekleştiren Türkiye İhracatçılar Meclisi TİM Başkanı İsmail Gülle, şunları söyledi: 

“İhracatımız, ülkemizin yüzünü güldürdü ve ay sonlarında rekorlar açıkladık. Özellikle bu yıl geçen 11 ayın 10 ayında rekorlar açıkladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımı ile, 12 ayın rekorunu birlikte açıklayacağız. İnşallah yakın zamanda dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefimize el birliği ile ulaşacağız. 2022’de bunu gerçekleştireceğimize inanıyorum.” diye konuştu. 

Gecede, Vefa- Şükran Belgeleri takdim edildi. Yılın Başarılı İş İnsanları Teşekkür Belgelerini aldı. Ekonomi basınında 20 yılını dolduranlara da plaketleri takdim edildi. Yaşam Boyu Onur Üyeliği sahiplerini buldu. 


yilmazparlar@yahoo.com

23 Şubat 2020 Pazar

Astrolog Bilge Ak’dan farklı astroloji-Yılmaz Parlar




Astrolojide Türkiye Ekonomisi
Astroloji bir dildir. Bu dili anlarsanız, gökyüzü sizinle konuşur. Hava raporu gibidir; gelecekte hangi koşullarla karşılaşacağınızı anlatır. Hava durumu uzmanı muhtemelen yağmur yağacağını söylüyorsa, bir şemsiye alırsınız. Bu tavsiyeye uyarsanız ıslanmazsınız.

Genç yetenek ünlü astrolog Bilge Ak’dan farklı astroloji. Tıpta doktorun kişiliği, sağlık başarısının ana anahtarı olduğu gibi, astrolojide astrologun kişiliği de başarının ana anahtarıdır. Astrolog doğru olmalı.




Yurtiçi yurdışı ekonomi üniversitelerden mezuniyeti ve yüksek lisansları olan Bilge Ak  ekonomist olarak iş hayatına girdi. Ancak astronomiye derin tutkusundan dolayı noktaladı.

Ekonomi eğitimleri sürecinde aynı paralellikde en ünlü astroloji duayenlerden eğitimini aldıkdan ve uzun süre araştırma deneyimlemelerden sonra astrolog olarak varlık göstermektedir.
Derin ve yıllarının çok ötesinde bilgeliğiyle, tüm vizyon sahibi girişimcilere yönelik yol haritasını çiziyor, eğitimler veriyor.
Çalışmalarına güçlü bir lazer keskinliğiyle analiz ve derin maneviyat karışımı getiriyor Liderlik, rehberlik ve motive etmeyle birlikde akıl hocalığı yeteneği, işletme sahiplerinin yararlanabilecekleri nadir bir armağan olarak görüyorlar genç yetenek ünlü astrolog Bilge Ak’ı.
Benim astronomi haritama bakdıkdan sonra Dünya ve Türkiye ekonomisi hakkında söyledikleri son derece şaşırtıcı. Ancak tüm tarihleriyle olabilecekleri söylediklerini yazmam açıklamam doğru olmaz. Fakat bende kayıtlı.
Özet olarak; “Satürn ve Plüton kavuşumu, 2020’ye damgasını vuracak. Dünya, Türkiye ve bireysel olarak hepimiz büyük değişim ve dönüşümlere hazır olmalıyız.Yeni bir ekonomik düzen oluşacak ve bunun oluşabilmesi için belki de mevcut ekonomik sistemin çökmesi gerekiyor.”şeklinde tablo çizdi. Ayrıca dünya siyasetinde olacakları ve afetler hakkında söyledikleri de bende saklı.

Astroloji, gizli bir bilim olarak, bir yandan, sezgi, deneyim, geniş - derin bir sembolizm anlayışı ve onu belirli durumların analizinde kullanma yeteneğini içerir. Öte yandan, bir bilim olan astroloji, genel bilimsel yöntemleri kullanır ve hayal gücünün ne kadar zengin olduğuna bakılmaksızın, herkesin bir sonuca ulaşmasını mümkün kılar.


Astrolojik tahmin bilimsel bir tahmindir. Sonuçta, bilimsel bir tahmin, önerilen hipotezin veya kabul edilen teorinin mantıksal bir sonucudur. Bir anlamda, profesyonel astrolojik çalışma, zamanının bilimsel başarılarının seviyesine ve seçtiği mesleğin yeteneklerine dayanarak, bir teşhis uzmanının çalışmasından farklı değildir, ancak süper güçler ve sihir üzerine değil.

Uzun zamandan beri bir gazeteciyim, iç dünyamla oldukça temas halindeydim, astrolojiye olan güçlü hakimiyeti ve temeli pragmatizmi nedeniyle Bilge Ak ile çalışmaya ilgi duydum. İç dünyamı daha önce hiç yaşamadığım şekilde haritalamaya yardımcı olan bir süreç olsa da bana Bilge Ak rehberlik etti. İşimde bazı bölümlerin neden durduğu konusunda netliğe ihtiyaç duyduğum bir yerdeydim ve aşikar olanın ötesinde nedenler arıyordum. işimde dört elementin nasıl oynandığını ve büyümemi destekleyecek şekilde nasıl bir araya getirebileceğimi görmeme yardımcı oldu. Bu çerçeve çok  faydalı oldu.

Kadınsı sezgisel enerjisiyle birleşen zekası, bilgeliği, benzersiz ifadesiyle, Bilge Ak hayatlarında rehberliğe ihtiyaç duyanlar için adeta gizli bir silah niteliğinde, modern araştırmalarla eski uygulamaları birleştiren modern bir bilge kadındır.


Doğum haritanızla derinden bağlantı kurar ve göreviniz hakkında netleşmenizi sağlar. Eğer işinizde bir atılım, hayatınızda bir şeylerin nasıl olduğu ve gerçekten görülmesi, duyulması ve desteklenmesi konusunda bir anlayış arıyorsanız, Astrolog Bilge Ak başarının hayatınızı denge, sağlık ve amaçlarla yaşamak olduğunu anlayan bir sıradanların ötesinde görmenizi sağlayabilir.


Astrolog Bilge Ak, son derece pragmatik ve girişimcilerin işlerinin kalıplarını - gelişmelerini anlamalarına yardımcı olmak, haritasında var olan olumsuzlukları iyileştirme konusunda yeteneklidir.


İnsanın en doğasını keşfetmesi ve ışık yasasına göre onu bilincini yerine getirebilmesi gibi sadece gerçeğe işaret eden bir parmak olan astorlojinin faydalı işlevini yapar.


yilmazparlar@yahoo.com


9 Eylül 2018 Pazar

Uluslararası Fen ve Mühendislik Bilimleri Kongresi-Yılmaz parlar

ANA VATAN-YAVRU VATAN BİLİM İŞ BİRLİĞİ

Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ) Rektörü Prof. Dr. Uğur Özgöker “Önce Anavatan ile sonra Avrupa ve Dünya ülkeleri ile bilim ağı kurarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini zihinlerine  yerleştirmek adına Üniversitemizin üstlendiği rolün bilincinde çalışmalarımız devam edecek.”




Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ) ve Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) birlikte Almanya’da merkezi bulunan Uluslararası Diplomatlar Birliği (DMW) ile merkezi Polonya’da olan Avrupa İş Kulübü’nün (EBCA) destekleriyle düzenlenen “Uluslararası İnsan ve Toplum Bilimleri Kongresi”, “Uluslararası Fen ve Mühendislik Bilimleri Kongresi” GAÜ Spectrum Uluslararası Kongre Merkezi’nde gerçekleşti.


Kongre’nin protokol konuşmalarında; KAÜ Rektörü Prof. Dr. Uğur Özgöker, kısa bir konuşma gerçekleştirdi.“Türkiye ve KKTC’de ilk olan, Uluslararası Fen ve Sosyal Bilimler Kongresi’nin ilkine evsahipliği yapmaktan dolayı çok mutluyuz. Kongreye katılan herkese teşekkürlerimi sunarım. Kongrenin başarılı geçmesini dilerim” dedi.


GAÜ Rektörü Prof. Dr. Kutsal Öztürk “GAÜ Ailesi olarak böyle bir organizasyona evsahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduğumuzu ifade etmek isterim.  Kongre ile, bilimsel araştırmaların paylaşımı yapılarak,  bilgi alışverişi ile aydınlık yarınlara katkı konulacağına inanıyorum."şeklinde ifadede bulundu.




Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ) Rektörü Prof. Dr. Uğur Özgöker önderliğinde gerçekleşen Kongre'ye Türkiye ve KKTC'den 40'dan fazla üniversite, Orta-Doğu ülkeleri, Rusya, Kazakistan, Güney Afrika, Moldova başta olmak üzere de 20'ye yakın üniversite katıldı.


Meydana gelen toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel gelişmeleri ve süreçleri sosyal bilimlerin her alanından akademik anlamda dünyayı ve toplumu disiplinlerarası boyutlarıyla anlamaya ve açıklamaya çalışmak amacında olan Uluslararası İnsan ve Toplum bilimleri Kongresi konuları; Siyaset biliminden sosyolojiye, edebiyattan antropolojiye, iktisattan tarihe global anlamda sosyal bilimlerin problem olarak gördüğü konuları ele aldı. Disiplinlerarası bir içerikte incelemeyi amaçladı.


Uluslararası Fen ve Mühendislik Kongresi, Fen ve Mühendislik alanlarında ki bilim insanlarını ve değerli sanayicileri bir araya getirmeyi ve önemli çalışmaları kamuoyu ile paylaşmayı amacındaydı. Sempozyum kapsamında;Temel Fen Bilimleri ile Mühendislik ve Teknik Bilimleri başlığı altında;  Makine Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Elektrik Elektronik Mühendisliği, Malzeme Mühendisliği, Enerji Sistemleri Mühendisliği, Gıda Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Bilgisayar, Otomotiv, İmalat, Bilişim, Uzay Sanayi, Deniz Bilimleri, Taşımacılık, Ulaşım Sektörü, Tıp Dünyası, Medikal Uygulamaları, Gıda Teknolojisi, Çevre Kirliliği, Bilgi ve Sanayi Teknolojisi konuları işlendi.


Kıbrıs Amerikan Üniversitesi, Girne Amerikan Üniversitesi, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi işbirliği ve Kıbrıs Sanayi ve Ticaret Odaları ile KKTC Milli Eğitim Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen kongre açılış konuşmalarında diğer isimler ; Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Necip Yardım “KKTC’de bulunmaktan dolayı onur duymaktayız. Fen bilimleri ve sosyal bilimleri ikisini bir araya getirmeyi başarmak çok önemlidir. Bilim denildiği zaman akıllara genellikle fen bilimleri gelmektedir. Oysa  toplumsal olguları; sosyal bilimlerin önemini de kavramamız gerekmektedir.”dedi


Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Akademisyeni Doç.Dr. Mehmet Kaya konuşmasında, “Çok kıymetli hocalarımızla birlikte olmaktan dolayı çok mutluyuz. Son yıllarda ülkemiz üzerinde oynanan oyunları biliyoruz ve bundan dolayı daha da çok bilimsel katkılar koymamız gereklidir.”açıklamalarında bulundu.



Gazi Üniversitesi Bilim ve Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ali Yakıcı “Bir bilgiyi edinmek kolay değildir. Bilgiyi edinmek için kongreler oldukça önem arz ertmektedir. Bilginin paylaşıldığı ortamlar ayrıca bizler için çok kıymetlidir. Bilimler arası bir kongre’de yer almaktan dolayı çok mutluyum. Özellikle Girne Amerikan Üniversitesi ve Kıbrıs Amerikan Üniversitesi’ne ev sahipliklerinden dolayı da teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.


GAÜ Turizm Otelcilik Uygulama Oteli Le Chateau Lambousa Hotel’de düzenlenen gala yemeğinde katılımcılara sertifikaların takdim edilmesiyle kongre son buldu.




Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ) Rektörü Prof. Dr. Uğur Özgöker ile yaptığımız özel söyleşide; Özgöker, Önce Anavatan ile sonra Avrupa ve Dünya ülkeleri ile bilim ağı kurarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini zihinlerine yerleştirmek adına Üniversitelerinin  üstlendiği rolün bilincinde çalışmalarına devam edeceğini, Multidisipliner entelektüel ve akademik bir ortamı paylaşmalarının sağlanması temel düşünceyi oluşturmak amacında Uluslar arası kongrelere devam edeceklerini, Akademik ve bilimsel işbirliğinin yanında hem tarihsel geçmişimizin hem de ortak kültürel mirasımızın bulunduğu Kıbrıs-Türkiye’yi bilim dünyasından zihinlere yerleştirmek amacında olduklarını söyledi.


Uluslararası İnsan ve Toplumbilimleri Kongresi, Türkiye ve bilimcilerin akademik bir çalışmayla düşüncelerini paylaşacakları bir ortam ve platform sağlamayı, ülkemizde bir veya birkaç üniversitenin değişmeyi ve gelişmeyi temsil ettiği için bilimde, fikirde, tefekkürde, yorumda, keşifte, uygulamada daima yeni ve özgün olan şeyler ortaya koyacağı kongre olmasından önemine dikkat çekdi.


Hem yapıda, hem teşkilatta, hem de araştırmada kendine has özellikleri kazandıracak kongrelere imza atacakları, Üniversitelerin içinden çıktığı toplumun kültürüne eğilmesinin, ülkenin ve dünyanın bilim ve teknolojisinin gelişmesine nasıl katkıda bulunacağı, bilimsel zihniyetin, rasyonalitenin ve kollaboratif çalışmanın önemi vurguladı.


yilmazparlar@yahoo.com