sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2022 Cumartesi

Bollywood İstanbul’da-Yılmaz Parlar


  Bollywood, İstanbul’da

1970'lerde popüler olan, en büyük eğlence endüstrisi olarak uzun süredir Hint toplumunu ve kültürünü etkileyen, yıllık yapılan film sayısı ve seyirci katılımı açısından Hollywood'u geride bırakan, ülkenin en güçlü ve karlı endüstrilerinden biri olan Bollywood’un en ünlü başarılı, yapımcı, yönetmenlerinden Prem Raj Soni ve ünlü oyuncu besteci pop sanatcısı Tanya Singh, en ünlü sinema ve dizi film oyuncumuzla Türk-Hint ortak yapım için İstanbul’da projelere başlıyorlar. 



Premraj Pictures, T World ile birlikte Asya'nın en büyük müzik şirketi T-Series için ortak yapım projeleri start aldı. 

Lazzoni Hotelde lansmanın Galasını gerçekleştiren Hint ve Türk ortak film yapımcılara Mumbai'den gelen Dünyaca ünlü Hintli yazar Ann D'Silva, senaryolarıyla ivme kazandıracak. Film kaderi sayılan senaryo böylesine yetenekli yazar tarafından da ele alınması son derece yüksek değerli filmlere imza atılacağı muhakkak.

Dünya'nın en çok film üreten ülkesi olan Hindistan'da filmlerin neredeyse dörtte biri Bollywood'da üretilmekte olduğundan çok tecrübeye sahip olan ekip Türk televizyon dizilerine yeni bir soluk getirecek. Pek çok ülkede diziler elde etdiği pazarla Sinema ekonomimize çok katkı sağlıyacak.

Müzikal, dans, düğün ve moda trendlerinin çoğu Bollywood'dan ilham alıyor. Aynı paralellikde yeni trendler bu ortak projelerden ilham alacak.

Genelde Bollywood’da her filmin odak noktası olan dans sahneleri şarkılar filmlerimize duyguları taşıyarak, vent yapmamızı sağlayan, bizi eğlendiren değişik bir yapı getirecek.  



Bollywood filmleri şarkı ve dans dizileriyle tanınır Hint sineması Hollywood'dan ayrı olarak gelişti ve kendi özelliklerini koruyor.  Bollywood'un kendine has estetiğinin en çarpıcı örneklerinden biri filmlerin şarkı ve dans kullanımıdır. 

Müzik hala kalbimize ve zihnimize sıkı sıkıya bağlı, bu yüzden Hint sineması daha derin bir etki için onu kullanmayı çok iyi biliyor.



Bollywood ve Hollywood karşılaştırıldığında


Bollywood filmlerinde sonsuza kadar bizimle kalan, son derece duygusal diyaloglar mevcuttur.



Bollywood filmleri daha çekici ve aile ile birlikte izlenmesi tercih edilir.


Bollywood, daha basit bir yaklaşımı tercih eden Hollywood filmlerinden daha yüksek bir duygusal bölüme sahiptir.


Bollywood filmleri bize duygulu şarkılar sunar, filmlerde dans eder, Hollywood'da ise neredeyse hiç yoktur. Bollywood'un daha geniş bir izleyici kitlesi var, herkes için bir şeyler var, Hollywood'un izleyici kitlesi ise nispeten nişdir


Bollywood filmlerinde basit hikayeler, harika karakterler ve son derece ilişkilendirilebilir konular, Hollywood ise daha çok filmin teknik yönlerine ve kurgusuna odaklanır.


Küresel ve yerel olarak birbirine bağlanan kültürel kaynaşma, Bollywood filmlerine herhangi bir Hollywood filminden daha güzel bir şekilde yerleştirilmiştir.


yilmazparlar@yahoo.com


24 Ocak 2021 Pazar

“Zulmet” le Röportaj


  “Zulmet” le Röportaj

Cinsiyetler arası şiddet sorununa ilişkin değişen bir bakış açısını çağrıştıran karanlık anlama gelen sözcük zulmet, Tv dizi ve sinema oyuncusu Derya Şen’in “Zulmet” isimli şarkısı.



“Derya Şen Oyunculuk atölyesinde” şarkı lansman sonrası Derya Şen ile Zulmet şarkısı hakkında söyleşi gerçekleştirdik. Verdiği mesajlarla çok yankı getirecek şarkı... Üstün performansıyla benzeriz yorumla dile getirdiği “Zulmet” şarkı aslında Zulmetme diye haykırıyor…

Genelde, cinsel saldırı, aile içi şiddet, partner istismarı, cinsel taciz, çocukların istismarı, kısaca “interseksüel şiddetin sorunları” diyeceğimiz tüm bu farklı sorunlar, bazı tür erkeklerin çözmesine yardım ettiği kadınların sorunları olarak görüldü ama bu kurgu erkeklerinde sorunları olduğu görüşünü paylaştık. 

Cinsiyetler arası şiddetin kadınlar için bir sorun olduğu söylenir, “kadın sorunları” ifadesini, görmezden gelme eğilimindeyiz. Sanki beynimizde bir tür mikro devre tetikleniyor ve sinir yolları "kadının sorunları" ifadesini duyduğumuzda dikkatimizi başka bir şeye çeviriyor. Bu arada, "cinsiyet" kelimesi için de aynı şey oluyor, çünkü "cinsiyet" kelimesini duyan birçok kişi bunun kadın anlamına geldiğini düşünüyor. Bu nedenle, cinsiyetler arası meselelerin kadın meseleleriyle aynı olduğuna inanıyorlar. Cinsiyet kelimesiyle ilgili bazı karışıklıklar var.

Yani baskın grup, egemenliği hakkında düşünmeyi rahatsız eder.  Çünkü bu, güç üstünlüğün temel özelliklerinden biridir, kendine dikkat çekmeme becerisidir. Bu, egemen sistemlerin varoluş ve kendi kendini yeniden üretme yollarından biridir, İç gözlem eksikliği, aslında, ilk başta bizi ilgilendiren konuları tartışırken büyük ölçüde görünmezlik, bunun ev içi taciz için nasıl çalıştığı, erkeklerin merkezinde bulundukları konudan bu kadar uzaklaşması şaşırtıcı. 

Derya şen zulmet şarkısının yorumu için; “kalplerimizin sıcak nezaket ışınlarına sarılması çok önemli” olduğunu da vurguluyor. “Sevinçle, anlatılmaz minnettarlıkla, ruhumda parlak ve sıcak bir hisle size kalbimin derinliklerinden söylüyorum” diyor ve kadınlara yönelik,  “Bizler kadar güçlüysek, destek gücümüzü arttırır.  Zorluklar biriktiğinde ve nefes almaya izin vermediğinde temiz hava soluğu gibidir.” Şeklinde açıklama getiriyor..Şarkı ağırlıksız gibi görünsede sıcak ve dostça bir kucak gibi ısıtıyor bizleri.

Dark’n dark müzik yapımın söz ve müzik Derya Karaman’ait olan Emrah Menteş’in aranjmanlığını üstlendiği, Derya Şen’in seslendirdiği “Zulmet” isimli şarkıyla, sanatçı, bu dünyada yaşayan ve yaşamış olan herkesin ruhlarına bakıyor, acımızı görüyor ve bize acıyor, klip finalinde gözyaşlarını döküyor.


yilmazparlar@yahoo.com


16 Şubat 2020 Pazar

Fikret Mualla -Renklerde Kaybolan Hayat-Yılmaz parlar



Fikret Mualla’ya yolculuk


Sanatcının dolayısıyla sanatın misyonluğunu üstlenmek, cesaretle başlamak, tüm güzel sanatların, tüm büyük sanatların özünde şükranlık yatmaktadır. Türk sanatı adına şükranlığı, Türk resim sanatında önemli bir isim Dünya çapında tanınması gereken Fikret Mualla’nın hayatını uzun metraj drama olarak “Renklerde Kaybolan Hayat” isimli filmi vizyona sokan Yapımcı ve Yönetmen Metin Güngör’e kocaman alkış



Çekimleri 2008 yılında yapılan ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle montajı 10 yıl süren “Renklerde Kaybolan Hayat”ın Proje fikrinden, fikirden prömiyere kadar hiçbir kamu ve özel  kuruluşdan, devletden destek almadan geçen uzun zamanın hikayesini öğrendikce takdiri ikiye katlıyorsunuz.

Fikret Mualla’nın hayatı ile ilgili biyoğrafisine bakıldığında sanatında iki büyük dönem vardır. İstanbul dönemi, Fransa dönemi şeklinde eserlerini görmek lazım. Göze çarpan değişiklik sadece konularıdır. İstanbul dönemine bakıldığında; Ayasofya, cami avluları, Boğaz, Haliç, görüntüleri, peyzajlar, portreler ve nü resimler yer alır.


Fransa döneminde ise bohem ve trajik bir hayat, kültür ve sanat şehri Paris’teki ekonomik sıkıntıları, Picasso ile tanışması, deli ve alkolik olarak bilinmesi, yalnızlığına eşlik eden içkisi ve fırçası ile Notre Dame Kilisesi, kahveler, barlar, çalgıcılar, berberler, sokaklar, kuşlar, balıklar, hastalar, melankolikler ve deliler gibi konulu resimleri yer alır.


Yaşadığı ruhsal sorunların bunalımın altında yatan; Özendiği futbolcu dayısının izinde gitmek isterken geçirdiği sakatlıkdan dolayı çocuk yaşdan itibaren topal kalması, kaptığı İspanyol gribinden annesine geçişi ve onun grip ölümünden kendisini sorumlu tutması, pilot kardeşini uçak kazasında kaybetmesi, babasını anne ölümünden sonra anne evinde başka bir kadınla sevişirken yakalaması vs daha pek çok sebepler yatmaktadır.


Onun paronaya belirtileri gösteren ruh yapısının izleri, hiçbir zaman resimlerinde görülmez. Sanatçı yaşamı boyunca hiç kimsenin özentisine kapılmadan ve hiç kimseyi taklit etmeden üretti.

Fransa’da kimsesizler mezarlığına gömülen Fikret Mualla’nın devlet adamları sayesinde mezarı (kemikleri) 1974 yılında Türkiye’ye getirilmiş, ünlü sanatçımıza ancak böyle sahip çıkılmıştır.

Çok yoğun ilgi gören film, vizyona girmeden önce,  MKM’de muhteşem bir Galası yapıldı. Tüm yıldız isimlerin davetli olarak katıldığı, Gala gecesinin takdimciliğini, Beşiktaş Belediyesinde görev yapan İnşaat Mühendisi, İstanbul 2.Bölge Milletvekili Canan Sezenler üstlendi. Metin Güngör Bedri Baykam konuşma yaptılar.





Aynı dönemdeki; Pablo Picasso, Marlene Dietrich, Abidin Dino, Bedri Rahmi Eyuboglu, Nazım Hikmet, Semiha Berksoy, Arif Dino, Fikret Adil, Elif Naci, Hale Asaf, Neyzen Tevfik, Avni Arbas ve Hıfzı Topuz gibi ünlü sanatçıların Fikret Mualla’nın yaşantısına nasıl yansıdığını söyleyen, Metin Güngör “Türkiye’nin dünya çapında üne sahip sanatçılarından biri olan ressam büyük usta Fikret Mualla’nın hayatının ele alınarak, sanatçımızın yaşam hikâyesini, ülkesinden uzakta çektiği zorlukları, vatanına duyduğu sevgi ve özlemi Türk halkına ve dünyaya hak ettiği şeklide yansıtılmasını amaçlayan bir sinema filmi çektim.

Desdek almadım. Ali Poyrazoğlu, Bedri Baykam, Okan Bayülgen, Şebnem Schaefer, Selen Gorguzel Alkan, Bora Gencer, Mehmet Tokat, Oznur kula, Bulent Seyran gibi daha bircok çeşitli aktör ve sanatçıların, kostümleri sağlayan by retro, sanat yönetmenimiz Hakan Vardar’ın destekleriyle yaptım.” açıklamalarda bulundu.

Ölçülmeyen karışık hayat yaşayan Fikret Mualla’ın filmini telaşsız, bir sanatçının resmi olarak izliyorsunuz ve ayrıntıları fark etmek ve nüansları hissetmek için daha derin bakmak istiyorsunuz.


Metin Güngör gibi yapımcıların buna benzer unutulan değerlerin filmini yaparak gün ışığına çıkartması uluslararasında ülkemizin insanlarının yabancı meslekdaşların yanında isimlerin yerini almasını sağlaması dileğiyle.


Fikret Mualla “Renklerde Kaybolan Hayat” mutlaka izlenmesi gereken çok güzel film. Ayrıca bireysel sorumlulukla destek verilmesi gereken film.


yilmazparlar@yahoo.com


2 Ekim 2019 Çarşamba

Altın Koza 2019-Kısa Film Atölyesi-Yılmaz Parlar


Mükemmel Yönetmen Nasıl?


Ustalığın sırları, Altın Koza Kısa Film Atölyesinde ortaya çıkarıldı.

Herhangi bir film, betiğin belirli film dilinde ifade edilmesi gereken bir fikirle başlar. Bir senaryoyu okumayı, anlamayı ve görselleştirmeyi öğrenmek bir yönetmen için vazgeçilmez bir niteliktir.
23-29 Eylül 2019  tarihleri arasında gerçekleştirilen 26. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında, yönetmen ve senarist Işıl Özgentürk yönetiminde düzenlenen Kısa Film Atölyesinde; Ödüllü yönetmen Kıvanç Sezer mükemmel bir senaryonun ve yönetmenliğin sırlarını paylaştı.




Atölye çalışmasının teorik kısmında özet olarak; Verdikleri Genç Yönetmenler için tavsiyeleri arasında; Her projenin pratik olduğunu, bir kamera alıp çekime başlamaktan korkmamak gerektiği, senaryo ile acımasız olmayı, çekimi planlama için fazla zamanlamayı, bir ekiple nasıl çalışılacağını öğrenmeyi, her yerden öğrenebileceğini, festival gönderileri, film festivallerine katılma yer aldı. Kendinizi tanıtmanın iyi bir yolu bir film festivaline katılmak. Yer aldı.




Yönetmen, film yapımcılığındaki tüm çekim sürecinin dayandığı bir kişidir. Filmde aktörlerin, kameramanların, ses mühendislerinin, kıyafetcilerin, makyaj sanatçılarının, editörlerin ve diğer tüm katılımcıların çalışmalarını organize eder. Tek başına, nihayetinde, nihai üründen - başarısı veya yankılanan bir başarısızlıktan sorumludur. Bu yüzden sinemaya aşık olan birçok insanın yönetmen olma hayali - bu, tüm film endüstrisindeki en sorumlu, prestijli ve ilginç meslek. Yeteneklere ve yaratıcı vizyona ek olarak, iyi bir yönetmen yaşam tecrübesini ve vizyonunun genişliğini sete katar ve yeteneklerini geliştirir.



Oyuncular, yönetmenin ana aracıdır. Tüm filmin başarısı, onlarla ne kadar iyi bağlantı kurabileceğinize bağlıdır. Konuşmacıyı anlamanın en iyi yolu derisine girmektir. Kısa oyunculuk dersleri, retorik dersler veya en azından amatör bir tiyatro grubuna gidin. Her durumda, oyunculuk becerileri günlük yaşamda sizin için kullanışlı olacak ve sette onlarsız yapamazsınız.
Aynı kamera çalışması, ses mühendisliği ve kurgu için de geçerlidir. Neyin mümkün olduğunu anlamak ve bu araç setini en iyi şekilde kullanmayı öğrenmek için bu alanlarda en az asgari becerilere ihtiyacınız olacak.



Senaryo hakkında; Harika bir fikir geliştirme ve senaryo yazımın   üretileceği, harika bir fikirden yola çıkmak. Film yapımcılarının Film Komut Dosyası yazımında neler aradığını anlamak. Senaryo senaryosunu doğru formatta düzenlemek nasıl bir film senaryosu yazılacağını öğrenmek. Hareket yapısını film senaryosu yazmaya nasıl uygulanır. Film senaryosu yazma örnekleri nasıl analiz edileceğini bilmek, Senaryo yazımında yardımcı olacak çevrimiçi araçlar nasıl kullanılacağı gibi konular açıklandı.



 Uygulamalı çalışmada Yönetmen ve senarist Işıl Özgentürk’ün ışık tuttuğu senaryo yazıldı. Sinema film çekimine başlandı. Tüm film ekibi ve oyuncular oluşturuldu. Belediye kültür merkezi parkında çekimler yapıldı. Tüm oyunculer ve tüm çekim ekibi üstün performans gösterdiler. Sinemanın geleceğinin meşalesinin devamlı yanacağının umudunu verdiler.
yilmazparlar@yahoo.com