#ZaferPartisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#ZaferPartisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2026 Perşembe

 Zafer Partisi Yeni Bir Eşiğe mi Geliyor?

Kararsız Seçmen Ne Arıyor?

Sahadan gelen gözlemler, seçmen davranışlarında dikkat çekici bir değişime işaret ediyor.

Bu değişimde Zafer Partisi ve Genel Başkan Ümit Özdağ’ın söylemleri belirli bir kesimde güçlü karşılık buluyor.


Kararsız Seçmen Neye Yöneliyor?

Son dönemde yapılan saha gözlemleri ve sosyal medya analizleri, kararsız seçmen kitlesinin klasik siyasi söylemlerden uzaklaştığını ortaya koyuyor.

Özellikle üç başlık öne çıkıyor; Net ve doğrudan iletişim, Güvenlik ve göç politikalarında kararlılık, Somut ve uygulanabilir çözüm beklentisi



Zafer Partisi Bu Boşluğu Dolduruyor mu?

Bu noktada, söylemini daha net ve keskin şekilde ortaya koyan Zafer Partisi’nin belirli bir seçmen kitlesinde dikkat çektiği görülüyor.

Genel Başkan Ümit Özdağ’ın, Doğrudan mesajları, Gündem belirleyen çıkışları, Sahaya yönelik söylemleri özellikle kararsız seçmen içinde bir karşılık oluşturmuş durumda.

Kararsızlar İçin Kritik Eşik

Analizlere göre, kararsız seçmen tamamen kopmuş değil; ancak ikna edilebilir bir noktada bulunuyor.

Bu süreçte, ekonomik çözüm dili, daha kapsayıcı iletişim, güven veren yaklaşım, belirleyici olabilir.

Zafer Partisi belirli bir kitlede güçlü bir karşılık üretmiş durumda.

Ancak bu etkinin geniş seçmen tabanına yayılması, kararsız seçmenin beklentilerine verilecek cevaplarla doğrudan ilişkili olacak.

Bu dengenin önümüzdeki süreçte nasıl şekilleneceği, sahada oluşan bu yönelimin geçici bir dalga mı yoksa kalıcı bir kırılma mı olduğunu netleştirecek.”

yilmazparlar@yahoo.com

Is Zafer Party Reaching a New Threshold?

What Do Undecided Voters Want?

Recent field observations suggest a shift in voter behavior. In this shift, the discourse of Zafer Partisi and its leader Ümit Özdağ is gaining traction among certain groups.

Where Are Undecided Voters Turning?

Recent analyses indicate that undecided voters are moving away from traditional political narratives.

Three key expectations stand out; Clear and direct communication, Strong stance on security and migration ,Concrete and applicable solutions

Is Zafer Party Filling the Gap?

In this context, Zafer Party’s sharper and more direct messaging appears to resonate with a segment of voters.

Ümit Özdağ’s, Direct statements, Agenda-setting remarks, Field-oriented messaging have started to gain noticeable attention.

A Critical Moment for Undecided Voters

Undecided voters are not completely disengaged, but they are at a decisive turning point.

At this stage; Economic messaging, Inclusive communication, Trust-building approach could be key factors.

Zafer Party has already built a strong connection with a certain voter base.

However, expanding this influence depends on how effectively it addresses the expectations of undecided voters.

How this balance evolves in the coming period will determine whether the emerging trend signals a lasting transformation.

yilmazparlar@yahoo.com

18 Mart 2026 Çarşamba

Ümit Özdağ’ın İftar Mesajların Özeti-Yılmaz Parlar

 Ümit Özdağ’ın İftar Mesajların Özeti

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın Ramazan boyunca gerçekleştirdiği iftar programları, siyasetin soğuk yüzünün ötesine geçen, gönüllere dokunan bir liderlik örneği teşkil etmiştir.



Anadolu'nun dört bir yanında vatandaşlarla aynı sofrayı paylaşarak, onların sadece dertlerini dinlemekle kalmamış, aynı zamanda Ramazan'ın manevi ikliminde milletle iç içe olmanın huzurunu yaşamıştır.

Bu ziyaretler, onun için birer miting alanı değil, adeta birer gönül ferahlığı ve halkın nabzını tutma seferberliği olmuştur.



Liderlik, makamdan değil, milletin bağrından doğar. İşte Ümit Özdağ'ın bu iftar turnesi, onun liderlik vasfını perçinleyen en önemli etkinliklerden biri olmuştur.

Anadolu insanının misafirperverliği karşısında duyduğu samimi memnuniyet, onun nezdinde halkın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Bu buluşmalar, Zafer Partisi liderinin sadece bir siyasi aktör değil, aynı zamanda milletin dertleriyle dertlenen, sevinçleriyle coşan gerçek bir halk adamı olduğunu tüm Türkiye'ye ilan etmiştir.

İftar sofraları, siyasi liderler için vitrin olmanın çok ötesinde bir anlam taşır. Ümit Özdağ'ın iftar konuşmalarının önemi, bu sofraları birer "hal-hatır" yani gönül köprüsüne dönüştürebilmesinde yatmaktadır.



Vatandaşla kurulan bu samimi diyalog, televizyon ekranlarına sığmayan, doğrudan ve içten bir iletişimdir.

 Ramazan'ın bereketiyle birleşen bu buluşmalar, siyasetin soğukluğunu alır, yerine kardeşliği ve dayanışmayı koyar.

Bu nedenle Özdağ'ın iftar programları, sadece birer siyasi etkinlik değil, aynı zamanda toplumsal birlikteliğin ve milli bilincin güçlendirildiği müstesna anlar olarak hafızalara kazınmıştır.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Ramazan boyunca katıldığı iftar programlarında yaptığı konuşmalarda, iç politikadan dış tehditlere, ekonomiden hukuka kadar geniş bir yelpazede Türkiye'nin gündemine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulunmuştur.



Ümit Özdağ’ın Ramazan Boyu İftar Konuşmaları

 Genel Çizgi ve Mesajların Özeti

Ramazan ayı boyunca Türkiye’nin farklı şehirlerinde iftar programlarına katılan Özdağ’ın konuşmalarında birkaç ana tema öne çıktı.

İlk olarak adalet vurgusu dikkat çekti. Özdağ, Ramazan’ın sadece sabır ve şükür ayı değil, aynı zamanda “adalet ayı” olması gerektiğini sık sık dile getirerek, hukuk sisteminde eşitlik ilkesinin zedelendiğini savundu.



Tüm vatandaşların yasa önünde eşit olması gerektiğini, ancak mevcut uygulamalarda bu ilkenin yeterince işlemediğini ifade etti.

İkinci önemli başlık ise milli meseleler ve güvenlik politikaları oldu. Özellikle terörle mücadele, göç politikaları ve Türkiye’nin dış tehditlere karşı duruşu hakkında sert ve net mesajlar verdi.

Bunun yanında ekonomik sıkıntılar, halkın geçim derdi ve sosyal adalet konuları da konuşmalarında geniş yer buldu.

Anadolu şehirlerinde yaptığı konuşmalarda halkın yaşadığı zorlukları doğrudan dile getirerek, siyasetin merkezine “sokaktaki vatandaşın gerçek gündemini” koydu.



Ramazan programlarında ayrıca uluslararası gelişmeler ve Türk dünyası hassasiyeti de dikkat çeken bir diğer unsur oldu. Özdağ, özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler ve Türk topluluklarının durumu hakkında değerlendirmeler yaparak, Türkiye’nin daha güçlü ve aktif bir dış politika izlemesi gerektiğini vurguladı.

Son olarak iftar buluşmalarının genel tonu, sadece siyasi eleştiri değil; aynı zamanda toplumsal birlik, dayanışma ve milli değerler üzerine kuruldu.

Ramazan’ın manevi atmosferine sık sık atıf yapan Özdağ, bu ayın toplumda kardeşlik, paylaşma ve ortak değerleri güçlendiren bir dönem olduğunu ifade etti.

Farklı şehirlerde gençlerle, esnafla ve vatandaşlarla birebir temas kurarak gerçekleştirdiği bu konuşmalar, sahaya dayalı siyaset anlayışının bir yansıması olarak öne çıktı.



Konuşmalarının ana başlıkları şu şekilde özetlenebilir:

 Adalet ve Hukuk
Zafer partisi Başkanı Özdağ, konuşmalarının neredeyse tamamında adalet sistemindeki eşitsizlikleri ana gündem maddesi yapmıştır.

Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesinin fiilen uygulanmadığını savunarak, muhaliflerle iktidar yanlılarına farklı muamele yapıldığını iddia etmiştir .



Kendi Hukuki Süreçleri

Antalya'da yaptığı bir konuşma nedeniyle İstanbul'da gözaltına alınmasını ve Kayseri'deki olaylarla ilgisiz yere 5 ay cezaevinde yatmasını "düşman ceza hukuku" uygulamasına örnek göstermiştir .

Çifte Standart Örnekleri

Kızılay eski Genel Müdürü'nün kızının ölümlü trafik kazasında tutuksuz yargılanması ile sokak röportajında iktidarı eleştirdiği için tutuklanan vatandaşları karşılaştırmıştır . Ayrıca Silivri'deki davalarda rüşvet alanların tutuklu, verenlerin ise serbest yargılanmasını eleştirmiştir.



Dış Politika ve Milli Güvenlik Tehditleri
Özdağ, bölgesel gelişmeler ışığında Türkiye'ye yönelik var olduğunu iddia ettiği tehditlere dikkat çekmiştir.

İsrail-İran Gerilimi

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını değerlendiren Özdağ, hedefin sırasıyla Irak, Suriye ve İran'ın ardından Türkiye olduğunu belirtmiştir.

İran'ın direnişinin bu planları geciktirdiğini ifade ederek, Türkiye'nin bu süreyi iyi değerlendirmesi gerektiğini vurgulamıştır .

Dışişleri Bakanı Eleştirisi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın İran konusundaki açıklamalarını eleştirerek, bu tarz bir yaklaşımla Türkiye'nin menfaatlerinin savunulamayacağını söylemiştir .

Terörle Mücadele

PKK ile müzakere edilmesine karşı çıkan Özdağ, terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirtmiştir .

Ekonomik Durum ve Adaletsizlik
Ekonomideki bozulmanın halkın günlük yaşamına etkilerini anlatan Özdağ, toplumun büyük kesiminin fakirleştiğini belirtmiştir.



Geçim Sıkıntısı

Pazarlarda torbasını dolduramayan vatandaşları, AVM'lere ısınmak için giren insanları ve siftah yapamayan esnafı örnek göstererek halkın alım gücünün düştüğünü ifade etmiştir .

Gelir Dağılımı

Halk fakirleşirken küçük bir azınlığın hızla zenginleştiğini ve ülke kaynaklarının talan edildiğini iddia ederek, bu durumun "kul hakkı" olduğunu vurgulamıştır .

Savunma Sanayii ve Yerli Üretim
Milli güvenlik tehditlerine karşı Türkiye'nin savunma kapasitesini artırması gerektiğini söyleyen Özdağ, somut adımlar sıralamıştır:

Hava savunma sistemlerinin geliştirilmesi ve süpersonik füzelerin üretilmesi .

Altay tanklarının seri üretime geçmesi .

İHA ve SİHA'lardaki atılımın devam etmesi .

Savunma tesislerinin dağlık alanlara taşınması gibi stratejik önlemler alınması .



Yerel Sorunlar,  Malatya Örneği
Malatya iftarında, 6 Şubat depremlerinin ardından şehirdeki iyileştirme çalışmalarının yetersiz kaldığını belirtmiştir .

Deprem Sonrası Durum

Rezerv alan uygulamalarını eleştirerek vatandaşların tapulu arazilerinden uzaklaştırıldığını iddia etmiş, deprem öncesi alınmayan önlemlere dikkat çekmiştir .

Şehri Yeniden İnşa Çağrısı

Deprem sonrası şehirden göç eden Malatyalıları, kentin kalkınmasına katkı sağlamak için geri dönmeye davet etmiştir . Ayrıca köylerin canlandırılması, köy okullarının açılması ve tarımın teşvik edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

yilmazparlar@yahoo.com

Summary of Ümit Özdağ’s Iftar Messages

The iftar programs held throughout Ramadan by Prof. Dr. Ümit Özdağ, Chairman of Zafer Partisi, have set an example of leadership that goes beyond the cold face of politics and truly touches hearts.

By sharing the same table with citizens across Anatolia, he not only listened to their concerns but also experienced the peace of being intertwined with the nation in the spiritual atmosphere of Ramadan. These visits were not merely political rallies, but rather a heartfelt journey of connection and a sincere effort to take the pulse of the people.

Leadership does not emerge from position, but from the heart of the nation. Özdağ’s iftar tour has become one of the most significant activities reinforcing his leadership qualities. His genuine appreciation for the hospitality of the Anatolian people once again demonstrated how valuable the public is in his perspective.

These gatherings showed all of Turkey that the leader of the Zafer Party is not only a political figure, but also a true man of the people who shares their struggles and joys.

Iftar tables carry a meaning far beyond being a showcase for political leaders. The importance of Özdağ’s iftar speeches lies in his ability to transform these gatherings into bridges of goodwill and heartfelt connection. This sincere dialogue with citizens represents a direct and genuine communication that cannot be contained within television screens. Combined with the blessings of Ramadan, these meetings replace the coldness of politics with brotherhood and solidarity. Therefore, Özdağ’s iftar programs have been remembered not only as political events but also as exceptional moments strengthening social unity and national consciousness.

During Ramadan, Ümit Özdağ addressed a wide range of issues in his speeches at iftar programs, from domestic politics to external threats, from the economy to the legal system.

Ümit Özdağ’s Ramadan Iftar Speeches

General Framework and Key Messages

Throughout Ramadan, several main themes stood out in Özdağ’s speeches across different cities in Turkey. First and foremost, the emphasis on justice drew attention. Özdağ frequently stated that Ramadan should not only be a month of patience and gratitude, but also a “month of justice,” arguing that the principle of equality before the law has been undermined. He stressed that all citizens should be equal before the law, yet current practices fail to fully uphold this principle.

Another key topic was national issues and security policies. Özdağ delivered firm and clear messages regarding the fight against terrorism, migration policies, and Turkey’s stance against external threats. In addition, economic hardships, livelihood struggles, and social justice were widely addressed in his speeches. By directly voicing the difficulties experienced by citizens in Anatolian cities, he placed “the real agenda of the people” at the center of politics.

International developments and sensitivity toward the Turkic world were also notable elements of his Ramadan messages. Özdağ emphasized that Turkey should pursue a stronger and more active foreign policy, particularly in light of developments in the Middle East and the situation of Turkic communities.

Finally, the overall tone of the iftar gatherings was not limited to political criticism, but was built upon social unity, solidarity, and national values. Frequently referring to the spiritual atmosphere of Ramadan, Özdağ described this month as a period that strengthens brotherhood, sharing, and common values within society. His direct engagement with الشباب, tradesmen, and citizens in various cities reflected a field-oriented approach to politics.

Main Topics of His Speeches Can Be Summarized as Follows

Justice and Law
Özdağ consistently highlighted inequalities in the justice system as a central issue. He argued that the principle of equality before the law, as stated in Article 10 of the Constitution, is not effectively implemented, claiming that opposition figures and government supporters are treated differently.

His Legal Processes
He cited his detention in Istanbul due to a speech made in Antalya and his five-month imprisonment related to incidents in Kayseri as examples of what he described as “enemy criminal law.”

Examples of Double Standards
He compared cases such as a fatal traffic accident involving the daughter of a former Red Crescent executive being tried without detention, while citizens criticizing the government in street interviews were imprisoned. He also criticized cases in Silivri where those receiving bribes were detained while those giving them were tried without arrest.

Foreign Policy and National Security Threats
Özdağ drew attention to what he described as threats facing Turkey in light of regional developments.

Israel–Iran Tension
He stated that after Iraq, Syria, and Iran, Turkey could be the next target of U.S. and Israeli strategies, emphasizing that Iran’s resistance has delayed these plans and that Turkey should use this time wisely.

Criticism of the Foreign Minister
He criticized Foreign Minister Hakan Fidan’s stance on Iran, arguing that such an approach would not adequately defend Turkey’s interests.

Fight Against Terrorism
Özdağ opposed negotiations with the PKK and emphasized the need for a determined continuation of counterterrorism efforts.

Economic Situation and Inequality
He described the impact of economic deterioration on daily life, stating that a large portion of society has become poorer.

Cost of Living Crisis
He pointed to citizens unable to fill their shopping bags, people entering malls just to stay warm, and shopkeepers unable to make their first sale as signs of declining purchasing power.

Income Distribution
He argued that while the majority grows poorer, a small minority becomes rapidly wealthier, describing this as an injustice and misuse of public resources.

Defense Industry and Domestic Production
Özdağ emphasized the need to strengthen Turkey’s defense capacity with concrete steps such as:

Developing air defense systems and producing supersonic missiles

Mass production of Altay tanks

Continuing advancements in UAVs and UCAVs

Relocating defense facilities to mountainous regions

Local Issues – The Case of Malatya
During an iftar in Malatya, he stated that post-earthquake recovery efforts following the February 6 earthquakes were insufficient.

Post-Earthquake Situation
He criticized reserve area practices, claiming that citizens were displaced from their titled lands, and highlighted the lack of pre-earthquake precautions.

Call for Reconstruction
He invited citizens who left Malatya after the earthquake to return and contribute to rebuilding the city, emphasizing the revival of villages, reopening of village schools, and support for agriculture.

yilmazparlar@yahoo.com

8 Ocak 2026 Perşembe

Ümit Özdağ- Türkiye’ye Devlet Aklıyla Sesleniş -Yılmaz Parlar


  

İstanbul’dan Türkiye’ye Devlet Aklıyla Sesleniş -Stratejik Uyarı

Türkiye siyaseti, 8 Ocak 2026 Perşembe günü, İstanbul’dan yükselen olağanüstü netliktedevlet ciddiyeti taşıyan ve milletin gerçek gündemini merkeze alan bir basın toplantısına tanıklık etti.

Bugüne kadar alışılmış siyasi söylemlerin çok ötesine geçen bu açıklama, sadece muhalefet değil, iktidar sorumluluğu taşıyan bir liderlik vizyonu ortaya koyması bakımından dikkat çekti.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zafer Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısıyla yalnızca bir siyasi değerlendirme yapmadı; Türkiye’nin içinde bulunduğu çok boyutlu krize karşı kapsamlı bir yol haritası sundu.

Zafer Partisi’nden 13 Maddelik Acil Devlet Planı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye’nin güvenlik, hukuk, ekonomi ve devlet yapısında yaşanan çok yönlü krize karşı hazırlanan 13 maddelik “Acil Devlet Planı”nı kamuoyuna açıkladı. Özdağ, planın devlet ciddiyeti ve milli güvenlik önceliğiyle hazırlandığını vurguladı.

Zafer Partisi’nden 13 Maddelik Acil Devlet Planı

1-Hukukun üstünlüğü ve AYM kararlarının uygulanması

2-TBMM’nin gasp edilen yetkilerinin iadesi

3-Bakan yardımcılığı sisteminin kaldırılması

4-Müsteşarlık sistemine dönüş

5-TSK’da emir–komuta birliğinin yeniden tesisi

6-GATA ve askeri sağlık sisteminin açılması

7-Askeri yargının yeniden kurulması

8-Sığınmacı dönüş sürecinin başlatılması

9-PKK ile tüm müzakere süreçlerinin bitirilmesi

10-Sınır güvenliği ve mayın uygulaması

11-Montrö’nün tavizsiz uygulanması

12-Mavi Vatan’dan asla geri adım atılmaması

13-Hava savunma sistemlerinin hızla devreye alınması

Prof. Dr. Ümit Özdağ’dan İstanbul’dan Türkiye’ye:
Net, Cesur ve Devlet Aklıyla Yapılan Basın Toplantısı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İstanbul İl Başkanlığı’nda yaptığı kapsamlı açıklamayla ekonomi, güvenlik, sığınmacı ve terör politikalarına ilişkin net çözüm ve uyarılarını kamuoyuyla paylaştı.

Özdağ, “İstanbul’dan Türkiye Gündemi” konseptiyle yaptığı konuşmada açlık, yoksulluk, sığınmacı sorunu ve bölgesel tehditlere karşı devlet ciddiyetiyle hazırlanmış yol haritasını açıkladı.

İstanbul’dan Türkiye Gündemi

Halkla İç İçe, Sahada, Sokakta Siyaset

Prof. Dr. Ümit Özdağ, konuşmasının başında Zafer Partisi’nin siyaset anlayışını net ifadelerle ortaya koydu:

Ocak ayı boyunca İstanbul’un tüm ilçelerinde sahada olunacağını,

Esnafla, emekliyle, işçiyle, çiftçiyle yüz yüze temas kurulacağını,

AVM’ler, pazar yerleri, sivil toplum kuruluşlarının tek tek ziyaret edileceğini,

Genel Başkan Yardımcılarının 28 ilde sahaya çıkacağını açıkladı.

Özdağ, Zafer Partisi’nin siyasetinin masa başında değil, milletin içinde yapıldığının altını çizdi.

Açlık Sınırında Yaşam

İşçi, Emekli, Esnaf, Çiftçi İsyanda

Özdağ, Türkiye’nin en yakıcı sorununa dikkat çekti:

Açlık sınırı altında kalan asgari ücret,

Siftahsız kepenk kapatan esnaf,

Emekli olmasına rağmen çalışmak zorunda kalan yaşlı yurttaşlar,

Yüzde 12–18 zamlarla açlığa mahkûm edilen emekliler.

“Cumhur İttifakı’nın gündeminde ne işçi var, ne emekli, ne esnaf…Sarayda lüks var, sokakta sefalet var.” sözleri salonda yankılandı.

Türk Milleti Fakir Değil, Fakirleştirildi

Prof. Dr. Özdağ, Türkiye’nin kaynak sorunundan değil, yönetim ve adalet sorunu yaşadığını vurguladı:

Küçük bir azınlık İsviçre standartlarında yaşarken,

Büyük çoğunluk Irak seviyesinde hayata mahkûm ediliyor.

Sebep netti: İsraf, yolsuzluk, rant ve adaletsiz dağılım.

Zafer Partisi’nin Net Vaatleri

Sığınmacı ve Kaçaklar

1 yıl içinde uluslararası hukuka uygun şekilde geri gönderme

Her yıl sığınmacılara harcanan 11 milyar doların Türk milletine ayrılması

Ekonomi ve Sosyal Adalet

Asgari ücret yoksulluk sınırının altına düşmeyecek

Emekli maaşları onurlu yaşam seviyesine çıkarılacak

Tarımda yeniden kendine yeten Türkiye

İsraf ve Rant Düzeni

Uçulmayan havaalanları, kullanılmayan otoyolların rantı sona erecek

Beş şirkete verilen devlet ihaleleri masaya yatırılacak

Yurt dışına “yardım” adı altında aktarılan 7 milyar dolar kesilecek

Teröre Ve Demokratik İşgale Karşı Milli Duruş

Özdağ, terörle müzakere süreçlerine açık bir dille karşı çıktı: “PKK, PYD’nin koludur.
Şam’a eklemlenmesi onu meşrulaştırmaz.”

TBMM’de kurulan komisyonların derhal dağıtılması,

PKK/YPG ile her türlü pazarlığın kesin olarak sona erdirilmesi,

Suriye’nin üniter yapısının korunması çağrısı yapıldı.

Suriye, İran Ve Küresel Tehditler

Türkiye Alarm Seviyesinde

Basın toplantısında küresel güvenlik riskleri de masaya yatırıldı:

İran’a olası saldırı ve yeni göç dalgası riski

Suriye’de parçalanma senaryoları

NATO içinde benzeri görülmemiş çatlaklar

Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de artan gerilim

Özdağ, Türkiye’nin yeni bir sığınmacı dalgasını kaldıracak gücünün kalmadığını vurguladı.

Zafer Partisi, Milletin Zaferi Olacak

Prof. Dr. Ümit Özdağ konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Zafer Partisi, işçinin, emeklinin, köylünün, gençlerin partisidir. Bu ülkenin kaynakları bu millete yetecek. Zafer Partisi, Türkiye’nin zaferi olacaktır.”

yilmazparlar@yahoo.com